Kiraz Yetiştiriciliği ve Üretimi

Kiraz Yetiştiriciliği ve Üretimi

Kirazın yetiştirilen en eski bölgelerden biri Anadolu’dur. Üretiminin yapıldığı 1500 kadar çeşit bilinmektedir. Meyveye yatma zamanının 5 ile 7 yıl sonrasında olduğu bilinmektedir. Üründe net verim eldesi ise ortalama 10-12 yaşlarında gerçekleşir. Ticari anlamdaki üreticilik için yaşam süresi 20-25 yıl kadardır. Ülkemizdeki kiraz tarımının yapıldığı alanlara bakıldığında TÜİK verilerine göre meyve veren yaştaki ağaç sayımızın 21.587.185 olduğu görülmektedir. Ülkemizin yetiştirilen bu ağaçlardan elde ettiği toplam üretim miktarı ise 627.132 olarak tespit edilmiştir. Üretimden elde edilen ürünlerin yaklaşık %10’luk kısmı ihraç edilmektedir. Türkiye şartlarında tespit edilen verim miktarı meyve veren ağaç başına 29 kg’dir. Tespit edilen bu verilere göre ülkemiz dünya kiraz yetiştiriciliğinde ilk sıralarda yer almaktadır. Üreticilik yapılacak alanda ilk zamanlarda ara ürün olarak fiğ ve benzeri bitkiler tercih edilebilmektedir.

 

 

 

İklim İstekleri

Kış dinlenme evresinde ağaçlar  -20°C ile -26°C arasındaki sıcaklıklara kadar dayanabilirler. Ancak bölgede kışın hava sıcaklıkları çok sık -20°C ve altına iniyorsa burada kiraz tarımının yapılması önerilmez. Özellikle kış soğuk zararı riskinin yüksek olduğu alanlarda gübreleme ve sulama işlemlerinin planlanması ve uygulanmasının özenli bir biçimde yapılması tavsiye edilmektedir.

Kiraz türlerinin hemen hemen hepsi düzenli bir çiçeklenme gösterebilmek için kış dinlenme evresinde mutlaka 7.2°C‘nin altında geçen toplam 1100 – 1700 saatlik bir sıcaklık dönemine gereksinim duyar. Buna ek olarak düzenli ve kaliteli bir verim elde edebilmek için çiçeklenme evresinde hava sıcaklıklarının uzun bir dönem boyunca -2°C ile -4°C aralığının altında seyretmemesi ve havaların yağışsız geçmesi beklenir. Elde edilecek ürünlerin istenilen kalitede, yüksek verimde olabilmesi için gelişme evresi içerisindeki kiraz bahçelerinde mutlaka sulama yapılmalıdır.

 

 

 

 

 

Toprak istekleri

Birçok meyve ve sebzede olduğu gibi kiraz yetiştiriciliğinde de tercih edilecek çeşide göre tercih edilecek toprak tipi farklılık göstermektedir. Toprak istekleri hakkında bir genelleme yapılacak olursa kirazın; kumlu-tınlı topraktan killi-tınlı toprağa kadar birçok toprak yapısında yetişebileceği söylenebilir. Ancak iyi bir yetişme ortamı için toprak pH’sının 6 – 7 seviyelerinde, toprağın geçirgen yapıda, derin, besin ve or­ganik madde oranının yüksek olması beklenir. Kireç oranının yüksek olduğu, kumlu ve kıraç alanlar kiraz üreticiliği için uygun görülmemektedir.

 

Kiraz Çeşitleri

Yapılan ıslah çalışmaları neticesinde kirazın çeşit sayısı her geçen gün yükselmektedir. Yerli kiraz çeşitlerimizi örnekleyecek olursak; Altıparmak, Yakacık, Sapı Kısa, Karabodur, Kara Kiraz, Turfanda, Kırdar, Ha­lil efendi, Çakır, Edirne, ve 0900-Ziraat olarak sıralayabiliriz.

Yetiştiriciliği yapılan yabancı menşeli çeşitler ise; Van, Celeste, Bing, Bing Lory, Bigarreau Na­poleon, Bigarreau Gaucher, Techlovan, Lambert, Vanda Sunburst, Summit, Lory Bloom, Belge, Newmoon, Jubilee, Early Burlat, Pre­coce de Bernard, Early Lory, Canada Giant, Noir de Guben, Noble, Metron Late, Kordia, Cristalina, Regina, Fercer-arcina, Rainier, Casena, Macesse, Vista, Larian, Bigarreau Jabou­lay, Frances­ca ve Ferrovia olarak örnekleyebiliriz. Verilen bütün bu örnekler kendine kısır türlerdir. Bu nedenle bahçe kurulurken kesinlikle tozlayıcı diğer çeşitlerle birlikte kullanılmalıdırlar.

Yapılan son çalışmalarla kendine verimli çeşitlerin sayısı artmış, tozlayıcı çeşide gerek kalmadan da bahçe tesis edilebilir duruma gelinmiştir. Bu çeşitleri de örnekleyecek olursak; Sandra Rosa, Columbia, Ben­ton, Cashmere, Stella, Lapins, Sweetheart, Index, Skeena ve Sonata olarak sıralayabiliriz.

 

 

 

 

Sulama 

Yüksek kalite ve verime sahip ürün elde etmeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri de sulamadır. Bu nedenle özellikle aktif büyüme evresinde arazilerin düzenli bir şekilde sulanması gerekir. Bodur anaç tercih edilmiş alanlarda hem dü­zenli hem de sık periyotlarla sulama gerçekleştirilmelidir. Bunun nedeni, bu tarz anaçlarda kök büyümesi yüzeysel ilerlediğinden ağaç topraktaki suyun ani farklılaşmasından oldukça fazla etkilenebilir. Bu etki neticesinde de ağacın büyümesinde ve meyve kalitesinde düşüşler görülür. Sulamanın düzensiz olduğu alanlarda meyveler düzenli büyümez, pazar değeri düşer ve ağaçlar ertesi yılın ürünü için hazırlık yapamazlar. Şayet sulamada aşırıya kaçılırsa bitkilerde kök ve kök boğazı çürüklükleri görülebilir.

Meyve alanlarında uygulanması tavsiye edilen sulama yöntemleri  damlama ve mik­ro yağmurlama olarak belirlenmiştir. Bu yöntemler daha sağlıklı ve ekonomik olmasına karşın daha masraflı ve yanlış olduğu halde bazı bölgelerde salma sulamalarda yapılmaktadır. Şayet bu tarz bir sulama gerçekleştirilecek ise suyun özellikle ağaç gövdelerine temas etmemesine çok dikkat edilmelidir. Aksi halde fungal hastalıkların bulaşması engellenemez.

 

 

 

 

Gübreleme

Kiraz üreticiliğinin yapıldığı alanlarda dengeli, düzenli ve ekonomik bir gübreleme yapmak için minimum 3 yılda bir düzenli aralıklarla toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalıdır. Yapılan analizler neticesinde arazinin ihtiyaç duyduğu gübre çeşidi ve miktarı belirlenmelidir. Uygulanmasına karar verilen kimyasal gübreler ağaçların taç iz düşümü içerisine verilmelidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus gübrenin gövdeye ve köklere temas etmemesi yönündedir. Ağaçların daha fazla gereksinim duyduğu makro elementler her yıl verilmelidir. Mikro ele­mentler ise bitkinin gereksinimlerine göre uygulanmalıdır.

Kiraz yetiştirilen yerlerde demir eksiklikleriyle de sık sık karşılaşılmaktadır. Demir eksikliği olan bitkilerde özellikle genç yapraklardan başlayan bir sararma belirtisi görülür. Sararmanın sonucunda da bitki büyüme sürecinde gerileme ve yaprak dökümü gerçekleşir. Bu ihtiyaç en kısa zamanda toprak ve yaprak gübrelemesi ile karşılanmalıdır. Belirtilen kimyasal gübrelemeler dışında ağaçların gereksinim duyduğu organik mad­delerin de toprağa verilmesi işlemi aksatılmamalıdır.

 

Budama

Kiraz üreticiliğinde budama işlemlerine fidanın alınması ile başlanır. Bu ne­denle bitkilerde uygulanması istenilen terbiye yöntemleri; kullanılan anacın ve çeşidin büyüme kabiliyetine, şekline, seçilen arazinin yönü, arazinin toprak tipi ve uygulanacak olan kültürel işlemlere göre tespit edilmelidir. Budama ile ilgili bir genelleme yapacak olursak kiraz ağaçlarının genelinde geçerli olan dikine gelişim yönelimi nedeniyle dike yakın olan bu­dama çeşitlerinin uygulanması daha basittir. Özellikle son dönemlerde artış gösteren sık dikimler sebebiyle bu tarz sistemler daha da büyük önem teşkil etmiştir. Kiraz bahçelerinde en çok tercih edilen sistemler doruk veya değişik doruk dallı terbiye sistemleridir.

Kirazın pratikte gerçekleştirilen birçok değişik buda­ma yöntemi vardır. Kirazda yapılan en büyük yanlışlardan biri de kiraza budamanın hiç yapılmaması ya da farklı bölgelerde farklı çeşitler üzerinde aynı Çanak (Goble) budama yönteminin gerçekleştirilmeye çalışılmış olmasıdır.

Ağaçlara gerçekleştirilecek şekil budamaları, genel olarak ilk 5 ile 7 yıl aralığında yapılır. Sonralarda yapılacak olan budamalarda asıl amaç şekil verilmesinden çok şeklin korunma­sına ve verime dayanmaktadır. Yapılacak verim budamalarında çiçek ve yaprak gözlerinin oranları arasındaki fizyolojik dengenin bozulmamasına dikkat edilmelidir. Verim budaması düzenli aralıklarla her yıl ağacın geliş­me durumu göz önüne alınarak yapılmalıdır. Ağaçlarda fizyolojik dengenin korunması için genellikle genç ağaçlarda hafif, yaşlı ağaçlarda ise daha sert budama yapılır.

Günümüzde üreticilik anlayışında bir ağaçtan uzun yıllar boyu ürün almak dü­şünülmemektedir. Amaç bir ağaçtan kısa sürede yüksek miktarda, kaliteli ürünü temin etmek ve ardından ağaçları sökerek bahçeyi yenilemek ana fikir olmaktadır. Budama işlemi teorik olarak her ne kadar ayrıntılı olarak anlatılsa da görsel olarak detaylı bir biçimde görülmedikten ve uygulaması yapılmadıktan sonra tam anlamıyla anlaşılması oldukça zordur. Budamayı yapacak şahıslar öncelikle işin ehli olmalı ve ağaca zarar verecek hatalı kesimler yapmamaya özen göstermelidir. Çünkü yapılacak olan en ufak bir budama hatası sonucunda ağaç bundan yaşamı boyunca olumsuz yönde etkileyecektir.

 

 

 

 

 

Hasat

Kiraz ağacının meyveleri, çeşide özel renk ve büyüklüğe eriştiklerinde, yeme olgunluğu evresinde elle hasat edilirler. Meyveler yapı olarak çok hassas olduklarından dolayı toplama mutlaka elle yapılmalı ve saplı olarak kopartılan meyveler küçük top­lama ve taşıma kaplarına aktarılmalıdır. Bilhassa hasat evresinde meyve çatlamasına neden olduğu için yağmur istenmemektedir. Ancak bu konuda da diğer birçok konuda olduğu gibi çeşitler ara­sında birçok farklılık görülmektedir.

Tercih edilen anaca ve gerçekleştirilen kültürel işlemlere göre ağacın verime başla­ması ve ağaç başına elde edilen ürünler arasında büyük farklılıklar görülmektedir. Anaç olarak yabani kiraz ya da başka kuvvetli gelişen anaçlar tercih edilmiş ise ağaçlardan ekonomik değerde meyve elde edebilmek için minimum 5 – 6 yıl gibi bir zaman dilimi gerekmektedir. Şayet kuvvetli büyüyen çeşitler değil de daha zayıf büyüyen bodur ya da yarı-bodur klon anaçlar tercih edilmiş ise bu süre 3 ya da 4 yıldır. Bununla beraber zayıf büyüme gösteren anaçlar seçilerek 2,5 x 5 metrelik sık dikim ya da farklı dikim aralıklarında ve iki yaşlı dallanmış seçilirse bu zaman dilimi 2 yıldır.

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Maltepe Escort alanya Escort atasehir Escort istanbul escort manavgat Escort