Kenevir Yetiştiriciliği ve Kullanım Alanları

Kenevir Yetiştiriciliği ve Kullanım Alanları

Kenevir, Cannabaceae familyasından, en az 4500 yıl önce Çin’de kültüre alınmış,  çok önemli bir keyif ve endüstriyel  lif bitkisidir. MS 500’lerden itibaren Avrupa’da da önemli bir lif bitkisi haline gelmiş ve 1632 yılında Amerika’ya ulaşmıştır.

Kağıt, tekstil ve ilaç sanayisindeki kullanımı dolayısıyla ekim alanları hızlı bir şekilde genişlemiştir. Fakat dişi kenevir bitkilerinin esrar olarak kullanılmaya başlanmasıyla, zaman içerisinde ekim alanları sınırlandırılmıştır. 1937’ye kadar pek çok Avrupa ülkesinin kodeksinde bulunan, esrar içeren ilaçlar, yavaş yavaş kodekslerden çıkarılmış ve satışları yasaklanmıştır. Avrupa Birliği, 1989 yılında bitki içeriğinde % 0.3 ‘ün altında THC bulunması koşuluyla üretime izin verilmesini kararlaştırmıştır.

Kanada’da, 1998 yılında endüstriyel kenevir üretimi ve ticareti hakkında yasal düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre, bitkilerin % 0.3’ünden fazla ve/veya ürünlerinin 1 gramında 10 mikrogramdan fazla tetrahidrokannabinol ihtiva etmemesi şartı getirilmiştir.

Türk İlaç Kodeksi’nde “Herba Cannabis Indica” ve ” Extra Cannabis Indica” adlarıyla yer alan ilaçlar, 1940 yılında kodeksten çıkarılarak satışlarına yasak getirilmiştir.

Günümüzde halen bir çok ülkede, deneysel çalışmalar ve bilimsel araştırmalar dışında ekimi yasak olan bir bitkidir. Yalnızca lif ve tohum maksatlı kontrollü üretimine, ruhsatlı olarak izin verilmektedir.

Ticari olarak yetiştiriciliği yapılan 2 önemli türü bulunmaktadır.

  • Cannabis sativa : Genellikle tohum ve lif üretiminde kullanılmaktadır.
  • Cannabis indica : Daha çok drog üretiminde kullanılan bit türdür.

Yukarıda adı geçen her 2 türün de kurutulan yaprak ve çiçeklerden oluşan drogları, kuzey Amerika ülkelerinde “marijuana”, Asya ülkelerindeyse “hashish” adıyla bilinmektedir.

 

 

indica-sativa

 

 

Kenevir Bitkisinin Etken Maddeleri ve Kullanım Alanları

Halk dilinde kendir  ya da çedene olarak da adlandırılan bitkinin yaprakları, sapları ve tohumları, ekonomik anlamda kullanılmaktadır.

  • Yapraklar : Keyif verici
  • Saplar : Lif kaynağı
  • Tohumlar : Yağ kaynağı, kuş yemi ve çerez olarak kullanılır.

Esrar, dişi kenevirlerin uçtaki yaprakları ve çiçek perigon yapraklarındaki, gümüşi renkteki salgı bezlerinden salgılanmaktadır. Esrar kaynağı olarak kullanılan dişi kenevirler, erkek bitkilere nazaran daha çok dallanır ve yapraklanır. Her bitkiden, minimum 3.5 g kaliteli esrar elde etmek mümkündür.

Esrarı oluşturan bir çok cannabinoid madde içerisinde, uyuşturucu etkisi bulunan esas madde, tetrahidrokannabinol  ‘dür (THC). Aromatik bir terpenoit olan THC, organik solventlerde çok iyi, suda ise çok az çözünür. Tıp alanında, özellikle kanser hastalarının mide bulantılarını engellemek, iştahlarını açmak ve ağrılarını azaltmak amacıyla kullanılır. Son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde, Alzheimer hastalığının tedavisinde de kullanımı büyük önem kazanmıştır.

Bitkinin lifleri, sicim, halat, ip, yelken, balık ağı, çuval bezi, çadır vb. gibi, deniz suyuna karşı dayanıklı kaba dokuma ürünlerinin imalinde kullanılır. Keten (Linum usatissimum) lifinden sonra, kopmalara karşı en dayanıklı lif, kenevir lifidir. İnce liflerden yazlık elbise ve iç çamaşırı yapılır.

Bitkinin tohumlarında, % 20 – 35 oranında sabit yağ bulunmaktadır. Özellikle Omega – 6 ve Omega – 3 yağ asitlerince zengin bir yağdır. Tıpkı keten yağı gibi, arap sabunu üretimi gibi endüstriyel amaçlarla kullanılır.

Bitkiden elde edilen bir diğer önemli endüstri ürünü de, buhar distilasyonu yöntemiyle elde edilen uçucu yağıdır. Alfa ve beta pinen, trans – karyofillen ve mirsen gibi bileşenlerce zengin bir yağdır.  Parfüm, kozmetik, ilaç, gıda aroması ve aromaterapide kullanılmaktadır. Bu uçucu yağın aynı zamanda agrokimyasal olarak, bakteri, böcek ve yabancı ot mücadelesinde kullanım potansiyeli yüksektir.

 

tetrahidrokannabinol

 

Bitkisel Özellikleri

İki evcikli, tek yıllık bir bitkidir. Sapları, 0.5 – 6 m arasında boylanabilir ve kalınlıkları 3 mm ile 6 cm arasında değişebilir. Bu saplarda, hüzmeler halinde lifler toplanmış haldedir. Dişi bitkiler, erkek olanlara kıyasla daha kalın saplı ve daha iridir. Bu yüzden, lif verimleri de daha yüksektir. Sapların üzerindeki boğumlarda, her birisi 3 – 11 yaprakçıktan meydana gelen yapraklar bulunmaktadır. Ortada bulunan yaprakçık, diğerlerine kıyasla daha uzun olur. Yapraklar, sapların üst kısmında almaşıklı,  sapların alt kısmında ise karşılıklı olarak yer alır.

2 evcikli bir bitki olduğu için dişi çiçekler dişi bitkilerde, erkek çiçekler ise erkek bitkilerde bulunmaktadır. Bu sebeple tamamen yabancı tozlaşma görülmektedir. Bitkinin çiçekleri, karışık salkım halinde, yaprakların koltuklarında toplanmıştır. Erkek çiçekler 5 erkek organa ve 5 perigon (taç ve çanak yaprak birleşmiş) yaprağa sahiptir. Dişi çiçeklerde ise yeşil renkli bir perigon yaprak ve ucu 2 parçalı bir dişi organ bulunur.

Bitkinin tohumları yuvarlak – oval şekilli, koyu gri renkte ve sert kabukludur. Tohumların uzunluğu 4 – 6 mm, genişliği 3 – 4 mm ve bin dane ağırlığı 14 – 22 g kadardır.

 

 

Dişi - erkek kenevir

 

 

Kenevir Yetiştiriciliği

Dünya’daki toplam kenevir ekim alanı 300.000 ha kadardır. Toplam lif üretimi ise 200.000 tonun biraz üstündedir. En önemli üretici ülkeler şunlardır :

  • Çin
  • Hindistan
  • Rusya
  • Güney Kore
  • Şili
  • Fransa
  • İspanya
  • Romanya
  • Macaristan

Eskiden en önemli kenevir üreticilerinden biri olan ülkemizde, ekim alanları gün geçtikçe daralmaktadır. Bu duruma en iyi örnek, Samsun’un Vezirköprü ilçesidir. Bu ilçemizdeki kenevir üretimi, son 10 yılda 3000 dekardan 250 dekara düşmüştür. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üretime izin verilen 19 ilimiz bulunmaktadır. Geleneksel üretimin yapıldığı Amasya ilinin Gümüşhacıköy ilçesinde, yüksek kaliteli lif üretimi yapılmaktadır. Kıyı bölgelerimizde daha ziyade lif, iç bölgelerimizde ise tohum amaçlı üretim yaygınlaşmıştır.

 

İklim ve Toprak İsteği

Bitki, yüksek nem oranı olan, minimum 700 mg yağış alan, mutedil bir sıcak iklime sahip bölgelere iyi uyum sağlar. Mısır yetiştiriciliğine uygun olan iklim ve toprak özellikleri, kenevir yetiştiriciliği için de idealdir. Bariz bir toprak isteği bulunmamakla beraber, besin içeriği zengin, pH’sı 6 – 7.5 aralığında, kireçli – alkali toprakları sever.

 

Kenevir Ekimi

Kenevirin üretim materyali, bitkinin tohumlarıdır. İlkbahar donları bittikten sonra tohum ekimi yapılır. Dekar başına 2.5 – 6.5 kg tohum gelecek şekilde, mibzer kullanılarak, sıraya ekim yapılmalıdır. İdeal ekim derinliği, 2 – 3 cm’dir. Bu ekim derinliğinde optimum çimlenme sıcaklığı, 8 – 10 °C aralığıdır. Sıra arası mesafe, lif amaçlı üretimde 15 – 25 cm, tohumluk üretimde 30 – 50 cm olmalıdır.

 

Kenevir tohumu

Sulama – Gübreleme – Bakım

Tüm diğer bitkilerde olduğu gibi kenevir yetiştiriciliğinde de gübrelemeye karar verilmeden önce mutlaka toprak analizi yaptırılmalıdır. Bu analizin sonuçların göre de kullanılacak gübrelere ve miktarlarına karar verilir. Genel anlamda, gübre olarak dekara 8 – 12 kg saf azot ve 6 – 8 kg fosfor kullanılır. Aşırı azotlu topraklarda, üretilen lif kalitesi düşer. Yağışın yeterli olmadığı, kurak geçen dönemlerde sulama yapılmalıdır.

Yabancı otlarla mücadele ve toprak havalanması için, sıra üzeri ve sıra araları çapalanmalıdır. Bitkinin etken maddesi THC, son derece güçlü bir otobur ve böcek kovucu olup, güneşin UV ışınlarına karşı da koruyucu etkiye sahiptir. Bu yüzden, kenevir böceklerden pek zarar görmez.

 

kenevir yetiştiriciliği

 

Kenevir Hasadı ve Depolama

Lif üretiminde ideal hasat zamanı, ekimden 2 – 3 ay sonra, erkek bitkilerin tam çiçeklendiği ve polenlerini silktiği dönemdir. Tohum üretiminde ise, ekimden 4 – 5 sonra, tohumların % 70 ‘inin olgunlaştığı dönemde hasat yapılır.

Hasadı yapılan saplardan lif üretmek için, çeşitli devşirme işlemleri uygulanır. Bunlar :

  • Kurutma
  • Havuzlama
  • Mengenezden geçirme
  • Çırpma
  • Taraktan geçirme

Kenevir saplarının ortalama olarak  % 15 – 20’si liftir. Hasat sonrası lif verimi 75 – 150 kg/da, tohum verimi  50 – 100 kg/da arasında değişiklik gösterir.

Depolanacak tohumlarda nem oranı maksimum % 12, saplarda ise maksimum % 15 olmalıdır. Uzun süreli depolamalarda, tohumlardaki nem oranı % 10 altına düşürülmelidir.

 

Kenevir

 

 

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Dost Siteler

Ali Botanik

Maltepe Escort alanya Escort atasehir Escort istanbul escort manavgat Escort