Yetiştirici Rehberi
Adaçayı Yetiştiriciliği ve Üretimi
Sosyal Medyada Paylaş

Adaçayı Yetiştiriciliği ve Üretimi

Adaçayı, Lamiaceae familyasından değerli bir tıbbi ve aromatik bitkidir. Özellikle Akdeniz ülkelerinde, deniz seviyesinden 1500 metre rakıma  kadar yayılış gösterir. Dünyada yaklaşık olarak 900 civarında adaçayı türü bulunmaktadır. Ticari değeri en fazla olan türler Tıbbi Adaçayı, Anadolu Adaçayı, İspanyol Adaçayı, Elma Adaçayı ve Misk Adaçayı’dır.

Ülkemiz, adaçayının en çok yayılış gösterdiği ve ticari yetiştiriciliğinin yapıldığı ülkelerden biridir. Türkiye’de 97 adaçayı türünün doğal olarak yetiştiği bilinmektedir. Bunlardan 51 tanesi endemiktir.

Endemik Türler  : Yalnızca belirli bir bölgede yaşayan türler.

Türkiye’de ticari olarak 130 dekar alanda “Tıbbi Adaçayı” üretimi yapılmaktadır. Doğal olarak yetişen türler de yaygın olarak toplanmaktadır.

 

Bilimsel İsimleri : 

Tıbbi Adaçayı : Salvia officinalis

Anadolu (Yunan) Adaçayı : Salvia fruticosa

Elma Adaçayı : Salvia pomifera

İspanyol Adaçayı : Salvia lavandulaefolia

Misk Adaçayı : Salvia sclarea

 

Adaçayı Bitkisinin Etken Maddeleri  

Ticari olarak yetiştiriciliği yapılan tıbbi adaçayının yaprak ve çiçekleri değerlendirilir. Yapraklarda % 0,5 – 2,5 oranında uçucu yağ bulunur. Bu uçucu yağın en önemli bileşenleri thujon, sineol ve kafur ‘dur. Kaliteli bir adaçayının uçucu yağında yüksek oranda (+ % 50 ) thujon ve düşük oranda (- % 20 ) kafur bulunmalıdır.

 

Adaçayı Bitkisinin Kullanım Alanları 

Türkiye’de bir çok adaçayı türünün kuru yapraklarından çay ve baharat olarak faydalanılmaktadır. Adaçayı yağının ise antibiyotik ve antiseptik etkileri çok yüksektir. Bu sebeple, ağız yaralarının, boğaz enfeksiyonlarının ve diş iltihaplarının tedavisinde kullanılan bir çok ilacın katkı maddesidir.  Adaçayının yaprakları ve yağı, halk hekimliğinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Ağrı kesici, yatıştırıcı, balgam söktürücü, ter kesici başta olmak üzere bir çok hastalık ve şikayette kullanımı vardır. Misk adaçayının yağı, aromaterapide üst not olarak lavanta, biberiye ve turunçgil yağlarıyla harika karışımlar yapmaktadır.

Aromaterapi : Aromatik bitkilerin kokularının yani uçucu yağlarının bir tedavi yöntemi olarak kullanılmasıdır.

 

 

Adaçayı
Adaçayı

 

 

Bitkisel Özellikleri

50 – 100 cm arasından boylanan, yarı çalımsı bir gövdeye sahip olan, çok yıllık bir bitkidir. Toprak seviyesinden itibaren fazlaca dallanır. Dallarının ucunda da uzun saplı, tüylü, gri-gümüşi renkli yaprakları vardır. Tüyler sadece yapraklarda değil, tüm toprak üstü organlarda bulunmaktadır.

Çiçekleri, 4 – 10 arasında çiçekten oluşan kümeler şeklinde sıralanmaktadır. Çiçekleri genellikle mavi ya da leylak rengindedir.

Tohumları mat gri renkte olup 1000 dane ağırlığı 5 – 9 g arasında değişir. Yoğun arı faaliyetlerine rağmen tıbbi adaçayının tohum tutma oranı çok düşüktür. Bu yüzden bazen hiç tohum elde edilemeyebilir.

 

 

 

 

 

İklim İsteği 

Tipik bir Akdeniz İklimi bitkisidir. Güneşli, sıcak, eğimli ve rüzgar almayan arazilerde baskın olarak yetişir. Sıcaklığa ve kuraklığa son derece dayanıklıdır. Buna karşın aşırı soğuklardan ve donlardan etkilenir. Bu yüzden adaçayı  ıslahında “soğuğa karşı dayanıklılık” önemli bir ıslah amacı olarak göze çarpar.

Özellikle kireç bakımından zengin olan, alkalik, su tutmayan, tınlı – kumlu topraklarda oldukça iyi büyüyüp gelişir. Düşük rakımda yetişen çeşitlerde uçucu yağ oranı daha yüksektir. Kurak iklim koşullarında yaprak verimi azalır ancak uçucu yağ oranı artar.

 

 

Adaçayı bitkisi
Adaçayı bitkisi

 

 

Adaçayı Yetiştiriciliği

Hem tohumla hem de çelik ve sürgünleriyle çoğaltılabilmektedir. Tohumları doğrudan tarlaya ekilebilir veya tohum yastıklarına ekilerek üretilen fideleri dikilebilir. Bunun dışında, kök tacındaki köklü sürgünlerinden ya da sürgün çeliklerinden de üretimi mümkündür.

Bir çok tıbbi ve aromatik bitkiye nazaran daha büyük tohumlara sahip olduğundan, tohumları direk olarak tarlaya ekilebilmektedir. Tohumları 5 °C ‘den itibaren çimlenmeye başlar. Ancak optimum çimlenme aralığı 20 – 30 °C arasındadır.

 

Tohumla Yetiştiricilik

Tohumlar mibzerle veya elle 2 – 3 cm derinliğe ekilmelidir. Sıra aralığının 30 – 60 cm olması istenir. Tohum ekimi, sıcak bölgelerde sonbahar aylarında,  ılıman bölgelerde ise erken ilkbaharda yapılır. Nem oranına ve toprak sıcaklığına bağlı olarak 2 – 3 hafta içerisinde çıkışlar başlar. Çıkışı takiben seyreltme ve boğaz doldurma işlemleri yapılır.

 

Fideyle Yetiştiricilik

Başka bir üretim yöntemi, tohum yastıklarına ekilen tohumlardan elde edilen fidelerin tarlaya şaşırtılmasıdır. Fide elde etmek için özel olarak hazırlanmış yastıklara 1 m² ‘ye 8 – 10 gram düşecek gibi tohumlar ekilir. Toplam 7 – 8 m² alandaki bir fidelikten 1 dekara yetecek miktarda fide elde etmek mümkündür.

 

Çelikle Yetiştiricilik 

Bu üretim yönteminde, bitkinin tek yıllık sürgünlerinden alınan 8 – 12 cm uzunluktaki çelikler kullanılmaktadır. Çelikler önce içinde torf, toprak, kum veya perlit bulunan köklendirme kasalarına dikilirse köklenme oranı yüksek olur. Bu çelikler tarlaya dikilmeden önce tarla iyice sürülür, inceltilir ve bastırılır. Çelikler, sıra araları 50 – 60 cm, sıra üzeri ise 25 – 30 cm  olacak şekilde dikilirler.

 

Sürgünle Yetiştiricilik 

Bu yöntemde ise ana bitkinin kök tacından ayrılmış sürgünler kullanılmaktadır.  Bu sürgünler de tarlaya dikilmeden önce tarla iyice sürülür, inceltilir ve bastırılır. Köklü sürgünler sıra araları 50 – 60 cm, sıra üzeri ise 25 – 30 cm  olacak şekilde dikilirler. Dikimden sonra verilecek can suyu, hemen ardından da kök bölgesinin toprakla doldurulması, sürgünün tutma oranını arttırmaktadır.

 

Gübreleme 

Ekim veya dikim yapılırken, yapılacak toprak tahlilleri sonucuna bağlı olarak, dekara 6 – 10 kg  Azot, 4 – 8 kg Fosfor ve 3 – 9 kg Potasyum verilebilir. İlk yıldan sonra verilecek azot miktarı azaltılır. Yüksek azot miktarıyla beraber, drog yaprak verimi  artar ancak uçucu yağ oranı düşer.

 

Sulama 

Kurağa çok dayanıklı bir bitki olduğundan genellikle sulama istemez. Yine de sıcak ve kurak geçen ilkbahar ve yaz aylarında yapılacak sulama drog yaprak verimini arttırır. Fakat aşırı yapılacak sulamalar, uçucu yağ oranının düşmesine neden olur.

 

Adaçayı Biçim Zamanı ve Yöntemi 

Adaçayı çok yıllık bir bitki olduğundan bir kere ekildikten veya dikildikten sonra yıllarca verim alınabilir. Genellikle ekonomik ömrü 5 yıldır ancak bu süre toprak yapısına, iklime ve yetiştirme şartlarına bağlı olarak değişir.

Bitkiler, çoğunlukla Mayıs ayı itibariyle çiçeklenmeye başlamaktadır. Kaliteli ve yüksek verimli ürün edebilmek için biçim zamanı son derece önemlidir. İlk biçim, ekseriyetle tam çiçeklenme evresinde yapılır. Sonraki biçimler ise yaz ortasında ve sonbahar başında yapılmaktadır. En kaliteli ürün, yaz ortasındaki biçimden elde edilir.

Biçim sayısı, çevre şartlarına ve bitkinin yaşına göre değişkenlik gösterir. Biçimden donra yapılacak sulama ve gübreleme, biçim sayısının artmasını sağlar. 1. yılda genellikle tek biçim yapılır. 2. yıldan itibaren ise yıllık 3 biçim yapmak mümkündür.

 

 

 

 

Kurutulmuş Adaçayı
Kurutulmuş Adaçayı

 

Drog Yaprak Verimi Ve Kalitesi 

Tıbbi adaçayından dekar başına yıllık 300 – 1200 kg kuru herba verimi ve 150 – 600 kg kuru yaprak verimi alınabilmektedir. Bu miktarlar, toprak, iklim, bitki yaşı, biçim sayısı ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.  Kuru herbanın % 50’si yapraklardan, %35’i saplardan, % 15’i ise çiçeklerden oluşmaktadır. Uçucu yağ verimi ise dekara 10 – 20 kg arasında değişir.

 

Adaçayı Yetiştiriciliğinde Kurutma ve Muhafaza

Adaçayları, yapraklı dallar şeklinde biçilirler. Bu dallar, temiz bir zemine ya da tel raflar üstüne serilirler ve gölgede kurumaya bırakılırlar. Eğer, kurutma işleminde kurutma fırınları kullanılıyorsa, 35 – 40 °C ‘de 2 – 3 günlük kurutma yeterlidir. Kurutma fırınlarının kullanımı, uçucu yağ oranını azaltmaktadır.

Kurutulan yapraklar, serin ve ışık almayan ortamlarda 2 yıl civarında saklanabilirler. Depo ısısı ve maruz kaldığı ışık miktarı arttıkça hem uçucu yağ kaybı yaşanır hem de saklanma süresi kısalır.

 

 

 

Bir adet yorum var.

Bir Yorum Bırak