Kayısı Yetiştiriciliği ve Üretimi

Kayısı Yetiştiriciliği ve Üretimi

Kayısının kökeni Orta Asya, Batı Çin ve İran-Kafkasya olarak bilinmektedir. Üreticiliği hem Türkiye hem de diğer Akdeniz ülkeleri olmak üzere geniş bir alanda ticari anlamda yapılan önemli bir meyvedir. Ancak ülkemiz dünyanın en büyük kayısı tarımı yapılan merkezlerinden birisi konumundadır. 2017 yılı TÜİK verilerine bakıldığında ülkemizde toplamda 985.000 ton üretim yapıldığı görülmektedir. Türkiye’de kayısı, Doğu Anadolu’da kış şartlarının ağır geçtiği yüksek rakımlı bölgeleri ve Karadeniz Bölgesi’nde nemin yüksek olduğu doğu bölgeler haricinde neredeyse her ilde üretilebilmektedir.

 

 

Kayısı

 

 

İklim İstekleri

İklimsel gereklilikleri sağlaması açısından, daha az sıcaklık toplamı isteyen türler için Akdeniz ve Ege Bölgeleri en uygun yetiştiricilik ortamını oluşturmaktadır. Toplam sıcaklık miktarının istenen değerlere ulaşamadığı bölgelerde kayısı ağaçları döneminde çiçek açamaz. Bununla birlikte meyvelerini de geliştiremezler. Kaliteli ve yüksek verime sahip ürünler elde edebilmek için mevsimler arasında net sınırların, soğuk ve sürekli bir kışın, kurak ilkbaharın ve güneşli sıcak yaz mevsiminin süregelen olduğu alanlar tercih edilmelidir.

Kayısı düşük nem oranı ve yüksek sıcaklık istemesine rağmen, sıcaklıkların birden ve aşırı şekilde artması halinde yaprak ve meyvede güneş yanığı, meyvelerde küçük kalma, çekirdekte çatlama ve çürüme gibi durumlar görülebilir. Bunlara ek olarak hava neminin çok düşük olması halinde meyve dökümü artmaktadır. Şayet hava nispi nemi yüksek ve yağış fazla görülürse bitkide çil ve monilya hastalıklarının görülme riski artmaktadır.

Kayısı tarımına negatif etki yaratan en büyük iklim olayı Akdeniz ve Ege Bölgeleri haricinde etkili olan ilkbahar geç donlarıdır. Geç donlar çiçek ve küçük meyve dönemlerinde meydana gelerek büyük ürün kayıplarına sebep olmaktadır. Bitkileri don etkisinden korumak amacıyla bahçenin kurulacağı bölgenin soğuk havanın biriktiği vadi ve çok düşük rakımlı araziler olmamasına dikkat edilmelidir. Kullanılacak çeşidin donlara dayanıklı, geç çiçek açan ve kış dinlenmesi uzun olmasına özen gösterilmelidir. Don riski olan bölgelerde ağaçlar yüksekten taçlandırılmalıdır. Sulama aşırı ve yanlış zamanda yapılmamalıdır. Toprak bakımı sonbahar ya da geç ilkbaharda gerçekleştirilmelidir. Ağaçlar iyi bakılmalı, zamansız ve fazla azotlu gübreleme yapılmamalıdır.

 

 

 

Toprak İstekleri

Kayısı ağacı için en uygun toprak yapıları; derin, geçirgen, düşük meyilli, sıcak ve besin maddelerince zengin, tınlı ve hafif kireçli, tınlı, kumlu tınlı ve humuslu topraklardır. Bu tip topraklarda bitki iyi büyüme gösterir, meyve verim ve kalitesi yüksek olur. Toprağın organik ve inorganik besin maddelerince zengin olduğu arazilerde iyi gelişim gözlenir. Besin maddelerince fakir ve kuru topraklarda gelişme yavaşlar, zamanla durur ve verim düşer. Bu tip topraklarda gübreleme iyi yapılmalı ve ihtiyaca göre sulama yapılmalıdır. Şayet toprak ağır yapıda ve besin maddelerince zenginse ağaçlar kuvvetli sürgünler oluşturur, geç meyveye yatar, meyveleri büyük, sulu fakat kuru madde oranları az olur. Bitki nemli ve taban suyu yüksek, ağır, killi toprakları sevmez. Bu tarz topraklarda kayısı ağaçlarında zamklanma görülür ve sonrasında kısa zamanda kururlar. Böyle topraklarda kayısı tarımının yapılması önerilmemektedir.

 

Bahçe Tesisi

Kayısı bahçesi tesis edilecek alan, sonbahar döneminde traktörle derin şekilde sürülür ve ertesi sonbahara kadar dinlendirilir. Fidanlar, sonbaharda yaprak dökümünden itibaren ilkbaharda tomurcuk kabarması dönemine kadar dikilir. Kış döneminin ılık seyrettiği alanlarda sonbahar dikimi önerilir, fakat kışı şiddetli soğuk seyreden alanlarda ilkbahar dikimi önerilir. Fidan dikilecek çukurların havalanması için sonbahar yağmurlarından ve dikimden 1,5-2 ay önce açılması gerekir. Açılacak çukurun en az 60 cm derinlik ve 60 cm genişlikte olması istenir. Topraktan taş ve yabancı otlar ayrılır. Fidan çukurları kazılırken, verimli olan üst toprak çukurun bir bölümüne, alttan çıkan ham toprak başka bir bölümüne konulur. Çukurun alt kısmına bir miktar bahçe toprağı, bir miktar yanmış çiftlik gübresi, bir miktar kum karıştırılarak hazırlanan dikim harcı konulur. Toprağın durumuna göre değişmekle birlikte her fidan için 10 kg yanmış çiftlik gübresi, 300 g amonyum sülfat, 200 g potasyum sülfat ve 200 g fosfatlı gübre uygulanmalıdır.

Kayısı bahçesi kurulurken bir yaşlı fidanlar kullanılmalıdır. Dikim yapılırken fidanın aşı noktasının topraktan yaklaşık 10 cm yukarıda olmasına özen gösterilmelidir. Aşı noktasının toprağın altında kalması halinde fidanın büyümesi durur ve sonrasında kurumalar görülür. Rüzgârlı bölgelerde fidanların yatmaması için ve rüzgârdan dolayı kurumaları engellemek amacıyla fidan dikiminde herek kullanımı önerilir. Fidan dikiminde dikim tahtası kullanımı önerilir. Bunun nedeni dikim yerinin sağa veya sola kaymamasını önlemektir. Dikim işleminin ardından fidanlara can suyu verilmelidir.

 

 

 

 

 

Kayısı Budaması

Budamalar, gerçekleştirildikleri mevsimlere göre ikiye ayrılır. Bunlar kış budaması ve yaz budamasıdır.

 

Kış Budaması

Budama için en uygun zaman, kışın hava sıcaklıklarının ılık seyrettiği bölgelerde ağaçların yapraklarını döküp, kış dinlenmesine girdikleri dönemdir. Fakat budama, kış sıcaklıklarının çok düşük seyrettiği alanlarda, şiddetli donlar sona ermeden gerçekleştirilmemelidir. Budama için bir genelleme yapılacak olursa kayısı ağaçlarını budamak için en uygun dönem, sonbaharda yaprak dökümü ile ilkbaharda gelişmenin başlaması aralığındadır. Kayısı yetiştiriciliğinde amacına göre değişmekle birlikte üç çeşit budama vardır. Bu budamalar şekil budaması, yaz budaması, ürün budaması olarak sıralanabilir.  Şekil budaması, kayısı ağaçlarının düzgün ve dayanıklı bir taç oluşturması, ağaçlardan kaliteli ürün elde edilebilmesi için fidanlara dikimden başlanarak uygun görüntünün verilmesi gerekir.

 

Yaz Budaması

Yaz döneminde kayısı ağaçlarında sürgün sayısının azaltılması, uç alma, eğme, bükme, dalların birbiriyle karşılıklı bağlanmaları ve açıların genişletilip daraltılmaları biçiminde gerçekleştirilen işlemler grubuna yaz budaması denir. Kayısı ağaçlarında yaz budaması, ilkbahar büyüme evresinin sonu ile yaz büyüme evresi içerisinde, sürgünlerin odunlaşmaya başlamasının ardından gerçekleştirilir. Ağaçlarda şekli bozan, gelişmeleri istenmeyen dallar kesilerek ayrılır veya eğilerek bükülür. Yaz budamasında gaye, meyvelerde daha iyi renklenme elde etmek, ağacın büyümesini kontrol etmek, kış dönemlerinde yapılacak olan budama miktarını düşürmek, hasat uygulamaları ile kültürel işlemleri iyileştirmek ve basitleştirmektir. Yaz budaması kurutmalık türlerde pek mühim olmamakla beraber, sofralık kayısılarda yaz budamasının amacı meyvelerin daha iyi renk tutmasını sağlamaktır.

 

Ürün Budaması

Esas olarak, şekil almış kayısı ağaçlarının verime geçmesinin ardından budama pek tavsiye edilmez. Ancak hastalıklı, kurumuş, kırılmış, üst üste binmiş dalları ağaçtan ayırmak için ürün budaması yapılabilir. Şayet ürün budamasında sert davranılırsa kayısı ağaçlarında zamk akıntısı görülür. Bu durum görüldüğü halde kalın dalların budamasına devam edilirse ağaç sararıp kuruyabilir. Kalın dal kesiminin mutlaka yapılması gereken bir durum varsa bu işlem 2-3 yıla yayılarak gerçekleştirilmelidir.

 

 

 

 

Sulama

Sulama miktarı iklim şartları, yükseklik ve ağaçtaki meyve yüküne göre değişmekle birlikte genel anlamda kayısı ağaçlarında yılda ortalama 5-10 kez sulama yapılmaktadır. Sulamalara, sıcak ve kurak alanlarda Mayıs sonu-Haziran ayı başlarında başlanır. Eylül sonu-Ekim başına kadar devam eden sulama 15-20 gün aralıklarla yapılır. Şayet sulama tam olarak yapılmaz ve su erken kesilirse ertesi yıl açan çiçek sayısı az olur, çiçek ve meyve dökümünde artış görülür.

 

Gübreleme

Kayısı, sert çekirdekli bir meyve türüdür. Dikildiği araziden oldukça yüksek miktarda besin maddesi kaldırmaktadır. Meyve verimi ve kalitesi iyi bakım, doğum ve yeterli gübreleme ile yüksek noktalara taşınabilir. Bu sebeple bahçe kurulumundan evvel toprağın ve suyun iyi bir şekilde analiz edilmesi gerekir. Toprak tahlilleri neticesinde gerekli görülen miktarlarda fosforlu ve potasyumlu gübreler toprak üstüne serpilerek pullukla toprağa karıştırılır. Toprak pH’sını ayarlamak için gerekli kükürt ve kireç ihtiyacı da bu yöntemle verilebilir. Şayet dikimde ahır gübresi uygulanırsa, ilk yıl azotlu gübrelemeye ihtiyaç duyulmaz. İkinci yıldan başlanarak, azotlu gübre her bir yaş için % 21 azot içeren amonyum sülfat şeklinde uygulanmalıdır. Yine toprak tahlillerine göre 2-3 yılda bir fidan başına 50 g fosfatlı gübre, 100 g potasyum sülfat gübresi uygulanabilir. Toprak pH’sı 7,5’in üzerinde olduğu hallerde azotlu gübre olarak amonyum sülfat önerilir. Verim dönemindeki ağaçlarda 2-3 yılda bir yaprak tahlili yapılmalıdır.

Ürüne yatmış meyve ağaçlarında, ağaçtan alınan ürün miktarına göre gübre uygulanması gerekir. Burada bir genelleme yapılacak olursa; ağacın her yaşı için her yıl 100-150 g % 21 azot içeren amonyum sülfat, 2-3 yılda bir ağaç başına 0,5-1 kg fosfat ve 1-2 kg potasyum sülfat gübresi uygulanmalıdır. Azotlu gübreler iki döneme ayrılarak verilmelidir. Gübrenin üçte ikisi Mart ayında tomurcuk kabarma evresinde, çiçeklenmeden üç hafta önce, üçte biri ise Mayıs ayında meyve çekirdeği sertleştiği evrede ağaç tacı içine serpilip toprakla karıştırılmalıdır.

 

Hasat

Kayısı ağaçlarında ilk olarak üst dallardaki meyveler, ardından orta dallardaki, son olarak da alt dallarda bulunan meyveler gelişimini tamamlar. Hasat işlemi de bu olgunlaşma sırasına uygun olarak 3 parça halinde gerçekleştirilmelidir. Olgunlaşma; meyvelerin saptan kolay ayrılması, rengin sararması, meyvenin büyümesi ve meyve etinin yumuşayıp sulanması ile gözlemlenir. Kayısı hasadının sabahın erken saatlerinde ya da akşam serinliğinde yapılması tavsiye edilmektedir. Çünkü bu zaman dilimlerinde meyvenin daldan kopması daha kolaydır. Kayısı için en sağlıklı hasat şekli el ile yapılan hasat yöntemidir. Bunun nedeni el ile yapılan hasatta meyvelerin kirlenmemesi ve zedelenmemesidir. Ayrıca bu şekilde olgunlaşmayan meyvelerin hasat edilmesi de önlenmiş olur.

Silkeleme ya da çırpma ile yapılan hasat, kayısıda yaygın olarak kullanılan diğer hasat yöntemleridir. Bu iki budamada da meyvelerin yere düşerken kirlenip zarar görmemesi açısından ağaçların altına bez ya da naylon bir örtü serilmelidir. Çırparak yapılan hasatta, dallara sopalarla vurulduğundan bir sonraki yılın meyvesini verecek dallara zarar verilmektedir. Dallara verilen zarar, dallarda yara açılması, yara yerlerinden hastalık ve zararlıların girmesi şeklinde ilerlemektedir. Bu nedenle hasat elle yapılamıyorsa bile silkeleme tercih edilmeli, çırpma usulü hasattan uzak durulmalıdır. Kurutmalık kayısı çeşitleri tamamen olgunlaşıncaya kadar ağaçtan koparılmamalıdır. Fakat burada meyvelerin işlenemeyecek kadar fazla yumuşamaması gerekmektedir. Dalda fazla bekleyen kayısılarda kükürtleme esnasında şıra akar ve kükürt alımı zorlaşır, renk kararır. Ham halde hasadı yapılan Hacıhaliloğlu kayısı çeşidinde 4 kg taze kayısıdan 1 kg kuru kayısı elde edilir. Bu çeşidin olgun dönem hasadında ise 3-3,5 kg taze kayısıdan 1 kg kuru kayısı alınabilmektedir.

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Maltepe Escort alanya Escort atasehir Escort istanbul escort manavgat Escort